
Paragrafta Anlam
Açıklayıcı Anlatım
Açıklayıcı anlatım, bilgi vermek veya bir şeyi öğretmek amacıyla kullanılan bir yazılı veya sözlü anlatım biçimidir. Bu anlatım türünde nesnel bir dil kullanılır ve süslü ifadelere veya sanatsal anlatıma pek yer verilmez. Ders kitapları, makaleler, denemeler, fıkralar ve eleştiriler gibi farklı türlerde kullanılabilir. Açıklayıcı anlatım, tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, alıntı yapma, sayısal verilerden yararlanma gibi yöntemlerle desteklenir.
Açıklayıcı Anlatımın Özellikleri:
- Süslü ve sanatsal ifadelere nadiren yer verilir.
- Kelimeler ve terimler genellikle gerçek anlamlarında kullanılır.
- Temel amaç bilgi aktarmaktır.
- Konuyu anlaşılır bir şekilde öğretmeyi hedefler.
- Konuyla ilgili soruları aydınlatmak için detaylı açıklamalar yapılır.
- Devrik cümlelerden kaçınılır ve anlatım sade tutulur.
Açıklayıcı Anlatıma Örnek Sorular
Örnek 1
Anlatımda açıklık, her şeyden önce kafanın açıklığınıgerektirir.Dilbilinc iaynızamandabilgi bilincidir. Bu yüzden açıklık, kolay kazanılan bir beceri değildir. Bilim adamı, kitleyle iletişimini, düşüncenin inceliğini savsaklayarak değil; düşüncenin incelik ve karmaşıklığını en saydam anlatım biçimlerine dökerek sağlayabilir.
Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden özellikle hangisine başvurulmuştur?
A )Betimlemeye B) Öykülemeye C) Tanımlamaya D) Açıklamaya E) Karşılaştırmaya
Örnek 2
Murat Belge’nin “İstanbul” dergisindeki bir yazısı, “İstanbul Sen Büyüksün” başlığını taşır. O yazıda anlatılan, bu kentin fiziksel büyüklüğü değil, kültürel zenginliği, renkliliği, çeşitliliğidir; ama, bu deyimi pekâlâ, nüfus ve metrekare bağlamında da kullanabiliriz ve “İstanbul, sen büyüksün.” diyebiliriz. Ne var ki, büyüklük de çok göreceli bir şey değil mi? Bugün, kim bilir kaç kilometrekare üzerine yayılmış 10 milyonluk İstanbul, gerçekten de, ucu bucağı olmayan, büyük bir kent. Onun yanında, 19. yüzyılın, nüfusu 1 milyonun çok altındaki, henüz banliyölere taşmamış küçücük İstanbul’un büyüklüğü nedir ki? O zamanın insanlarının, yine de, bu kenti, git git bitmeyecek kadar büyük bulmaları, bence son derece ilginç, düşündürücü.
Bu parçada kullanılan anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangileridir?
A) Öyküleme–Tanımlama
B) Betimleme–Alıntılama
C) Öyküleme–Karşılaştırma
D) Öyküleme–Tanık gösterme
E) Açıklama–Karşılaştırma
Tartışmacı Anlatım
Tartışmacı anlatım, yazarın kendi doğrularını okuyucuya kabul ettirmek ve onu kendi görüşlerine ikna etmek amacıyla kullandığı bir anlatım tekniğidir. Bu teknikte yazar, kendi düşüncelerini okuyucuya açıklar ve karşıt görüşü eleştirir, çürütmeye çalışır. Yazar, okuyucuya sanki karşısında biri varmış gibi konuşur ve kendi görüşünün doğruluğunu örneklerle destekler. İlk olarak eleştirilecek düşünce sunulur ve yazar, kendi görüşünün doğruluğunu ve eleştirdiği düşüncenin yanlışlığını savunur.
Tartışmacı Anlatıma Örnek Sorular
Örnek 1
Şehir mimarisinin, toplum kimliğiyle bağlantısına kafa yormamıştır. Karmakarışık suratlarında en ufak bir duygu izine rastlanmaz. Ama bu tipler sağlıksız kentleşmeye çözüm aramaya kalkar. İşte bu garip geliyor bana. Güya onlar hastalıklı kentleşmeye ilaç olacaklarmış. Sonuçta onların elinden “sağlam çarpıklıklar(!)” doğuyor. Öylesine sağlam ki bir gün bu beton yığını kentleri değiştirmek isteyen bir medeniyet kurulursa, denizler dolusu molozu dünyanın göğsünden nasıl kaldıracaklarını aklım almıyor.
Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur?
A) Açıklama B) Betimleme C) Öyküleme D) Tartışma E) Örnekleme
Örnek 2
Bir işin erbabı olmak hiç de sanıldığı kadar kolay değildir; hele hele şair olmak, kanaatimce en zor iştir. Öyle üç beş şiir yazmakla, birkaç kitap çıkarmakla olacak bir iş değildir şair olmak. Belli başlı özellikleri şahsiyetimizde bulundurmadan, ilk başta da dil ve kelimeler üzerinde çalışma azmine sahip olmadan şair olamayız; olsak olsak kimse alınmasın ama müteşair oluruz.
Yukarıdaki paragrafın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Açıklama B) Betimleme C) Tartışma D) Öyküleme E) Karşılaştırma
Betimleyici Anlatım
Betimleme, varlıkları sözcüklerle betimlemek ve onları duyu organları aracılığıyla algılanan özellikleriyle ifade etmektir. Betimleme sadece nesnelerin fiziksel özelliklerini değil, aynı zamanda bu özelliklerin insanın iç dünyasında uyandırdığı duygu, düşünce ve izlenimleri de aktarabilir. Bu anlatım biçimi, okuyucuya bir nesneyi veya varlığı daha yakından tanıtmayı ve onunla ilgili derinlemesine bir anlayış sağlamayı amaçlar.
Betimleyici Anlatıma Örnek Sorular
Örnek 1
Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı
Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Bu üç mevsimi değişmiş görüyorum üç günde
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Karşılaştırma B) Tartışma C) Örnekleme D) Betimleme E) Açıklama
Örnek 2
Balkondaki beyaz masanın üstündeki cam tabakta üç çeşit meyve var: Üzüm, armut ve şeftali. Taneleri ince, çekirdeksiz İzmir üzümü, ağzımda tatlı bir serinlikle eriyor. Soyulmuş ve dilimlenmiş armuda çelik çatalı batırınca, çıkan sesten armudun çok sulu olduğunu anlıyorum. Sulu olmasına rağmen mayhoş bir tadı var. Sıra, dilimlenmiş şeftalilerde. Bir dilim şeftali, kadifemsi bir uyum ve bal tadıyla ağzımda dağılırken benim aklım hâlâ üzümlerin hararet dindiren serinliğinde.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Açıklama B) Tartışma C) Karşılaştırma D) Öyküleme E) Betimleme
Öyküleyici Anlatım
Öyküleyici anlatım, tasarlanmış veya gerçek bir olayın, kişi, zaman ve yer öğeleri ile anlatıldığı bir anlatım biçimidir. Bu tür anlatımda olaylar ve karakterler genellikle bir hikayenin içinde gelişir ve okuyucuya aktarılır.
Betimleyici Anlatıma Örnek Sorular
Örnek 1
İdeallerinin kurbanı bir adam olan emekli öğretmen Nazım ile türkü söylemek sevdasıyla acıların ortasına düşmüş bir kadının hayatını kesiştiren “Gönül Yarası” adlı filmi seyrettim geçen hafta. Filmde kadın, hastalıklı bir sevda ile kendisine tutkun eski kocasından kaçıyor. Türkülere sarılıyor, türkü söyleyince mutlu oluyor, unutuyor acılarını. Adam, hayallerinin önünde açtığı uçurumlarda kayboluyor. Birbirlerine tutunup yaşamın kıyısında bir yol arıyorlar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Öyküleme B) Benzetme C) Örnekleme D) Karşılaştırma E) Tartışma
Örnek 2
Köyden kasabaya taşınmıştık. Cadde üstünde, sol tarafta bahçesi olan, beyaz boyalı bir ev satın almıştık. Bahçemizden, komşu bahçeden gelen küçük bir su yolu geçiyordu. Bu su, yan duvarın altından aşağıdaki bahçelere akıyordu. Bizim bahçenin bir köşesinde ufak bir tel kümes vardı. Dip tarafta domates, biber, yeşil salata ekilmişti. Cadde tarafında sardunyalar, pembe karanfiller, hanımelleri bulunuyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmuştur?
A) Açıklama – öyküleme B) Tartışma – betimleme C) Öyküleme – betimleme D) Açıklama – tartışma E) Örneklendirme – öyküleme
Paragrafta Konu
Paragrafın konusu, parçanın ana odak noktasını temsil eder. Paragrafın ne hakkında olduğunu anlamak için aşağıdaki adımları takip edebiliriz:
- En çok tekrar edilen sözcüklere odaklanın: Parçada sıkça tekrar edilen veya vurgulanan sözcükler, genellikle konuyu belirlememize yardımcı olur.
- İlk cümlelere dikkat edin: Birçok paragrafta konu, ilk cümlelerde açıkça belirtilir. Bu nedenle paragrafın başlangıcına özel bir önem vermek faydalı olabilir.
- Parçanın tamamını kapsar nitelikte olmalıdır: Konu, paragrafın tamamını içermelidir. Yani bir parça içinde birden fazla farklı konu olmamalıdır.
- Genellemelere gitmeyin: Konuyu belirlerken, genellemelerden kaçının. Konuyu mümkün olduğunca spesifik bir şekilde tanımlamaya çalışın.
Paragrafın konusu, sınav sorularında şu tür sorularla karşılaşabilir:
- “Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?”
- “Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?”
- “Bu parçada hangisinden yakınılmaktadır?”
Paragrafın konusunu belirlerken metindeki belirgin özelliklere ve vurgulara odaklanmak önemlidir.
Paragrafta Konuya Örnekler
Örnek 1
⇒ Hatıra türünün bizdeki tarihi pek eski sayılmaz. 20. yüzyıl öncesine gelinceye kadar hatıra yazmış olanların sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Hâlbuki Batı’da Sezar’ın Galiç Savaşı’nı anlattığı hatıralarını dikkate alırsak yirmi asırlık bir geçmişinin olduğunu görürüz. Bize gelince, Sezar’ınkine benzer bir hükümdar hatırası olarak Bilge Kağan’ın Göktürk Kitabeleri dediğimiz metinlerini hatıra olarak kabul edebiliriz.
Konu: Edebiyatımızda hatıra türünün tarihçesi
Örnek 2
⇒ Sabun köpüklerinde gökkuşağının renklerini, lapa lapa yağan karda uçuşan serçeleri görebildiğimiz için şükredelim. Eğer bize verilen nimetleri ve bütün güzellikleri göremeyecek kadar kör isek utanalım. Elimizdeki nimetleri sayalım. Ufak tefek çabalarla ortadan kaldırılabilecek sıkıntıları değil.
Konu: Mutlu olmak için hayatın güzel taraflarını görmek gerekir.
Örnek 3
⇒ İnsanın doğayla savaşımında korkunun rolü yansımaz. Önemli olan bu insanca duyguyu iyi değerlendirebilmektir. Nasıl ki kullanılması bilinmeyen bir silah bazen geri tepip büyük zararlara yol açabiliyorsa korku da denetim altında tutulmayıp kendi başına bırakılırsa sonuç hiç kimse için iyi olmaz. Korkalım; ama neden, niçin korktuğumuzu bilelim. Korkuya yenilme kaygısının tutsağı olmayalım.
Konu: Korkularımızı denetleme
Paragrafta Başlık
Yazının ne ile ilgili olduğunu belirten bir ya da birkaç sözcüklük isimlendirmelere başlık denir.
- Ana düşünceyle doğrudan ilgilidir.
- Bir yazının ya da eserin adıdır.
- Parçanın içeriğini tümüyle kapsar, konunun sınıflarını çizer.
- Kısa, özlü ve ilginçtir.
- Bütün harfleri ya da baş harfleri büyük yazılır.
- Sonuna nokta konmaz.
- Parçanın bütünün okunduğunda daha hızlı kavranır.
Paragrafta Başlığa Örnekler
Örnek 1
⇒ Eğitim ve dil, birbiriyle yakından ilgili iki alan. Kuşkusuz dili kullanmanın tek amacı eğitim değildir; ama eğitimi dilsiz gerçekleştiremezsiniz. Bu yüzden eğitici yayınların dili, açık seçik, doğru ve seslendiği kitlenin düzeyine uygun olmalıdır. Bu koşullara sahip olmayan bir kitap, içindeki bilgiler ne kadar yararlı olursa olsun, işlevini yerine getiremez. Aktarılamayan, anlaşılmayan bilgi de bir bakıma yok sayılır.
Başlık: Eğitici Yayınların Dili
Örnek 2
⇒ “Bir yazarın bütün ustalığı, iyi tarif ve iyi tasvir etmekten ibarettir. Yazılan şeyin doğal, kuvvetli ve güzel olması için gerçeği ifade etmesi gerekir. Okuduğunuz bir eser sizi fikirce yükseltir, içinizi asil duygularla doldurursa, onu değerlendirmek için başka bir ölçü aramayınız. Eser iyidir ve usta elinden çıkmıştır.”
Başlık: Usta ve Yazar
Paragrafta Ana Düşünce
Paragrafın ana düşüncesi, yazarın okuyucuya iletmek istediği mesajı ve yazının amacını belirler. Ana düşünce, paragrafın bütününü özetler ve paragrafın yazılış amacını ifade eder. Ana düşünceyi bulmak için aşağıdaki soru tiplerine dikkat etmek önemlidir:
- “Bu parçada anlatılmak isteneni içeren en genel yargı numaralandırılmış cümlelerden hangisidir?”
- “Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?”
- “Bu hikâyeden çıkarılabilecek sanatla ilgili yargı, aşağıdakilerden hangisi olabilir?”
- “Bu paragrafta anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?”
Ana düşünceye yönlendiren kelimelere ve cümlelere dikkat etmek de önemlidir. Özellikle anahtar kelimeler, ana düşünceyi bulmada yardımcı olabilir. Anahtar kelimeler şunlar olabilir: “bu nedenle, sonuç olarak, zira, oysa, tam tersine, son olarak…” gibi bağlayıcı ifadeler.
Ana düşünce genellikle paragrafın ilk ve son cümlelerinde bulunur, ancak bazen orta kısımda da olabilir. Bu nedenle bütün metni dikkatlice okumak önemlidir. Ayrıca örnekleme yapılmışsa, örneklemenin içindeki cümle de ana düşünceyi yansıtabilir.
Ana düşünceyi belirlemek için metindeki anahtar kelimeleri ve cümleleri izlemek, yazarın amacını ve mesajını anlamada yardımcı olur.
Paragrafta Başlığa Örnekler
Örnek 1
⇒ Tiyatrosu olan bir memlekette kötülükler, hatalar sürüp gitmez. Çünkü, hayatın bir örneği olan sahnede aktörler, insanlığa ayna olurlar. Biz, kendimizi onlarda görürüz. Onlar bize ne olduğumuzu, ne olmak istediğimizi, ne olmaktan korktuğumuzu gösterirler.
Ana Düşünce: Paragrafta tiyatronun insana iyi ve kötüyü göstererek onları eğittiği vurgulanmıştır.
Örnek 2
⇒ Uyku, bilişsel performansın sağlanması için hayati önem taşıyor. Çeşitli araştırmalarda, yeterince uyunmadığında dikkat, dil, bellek, karar verme, yorumlama, öğrenme gibi bilişsel fonksiyonların etkilendiği ortaya çıktı. Bir veya daha fazla gece uyumama, çocuklarda reaksiyon sürelerini yavaşlatır, saldırganlığı arttırır, stratejik planlama, dil ve iletişim becerilerini bozar.
Ana düşünce: Uykusuzluğun öğrenmeyi olumsuz etkilediği
Paragrafta Yardımcı Düşünce Konu Anlatımı,Paragrafta Yardımcı Düşünce Nedir, Paragrafta Yardımcı Düşünce tyt, Paragrafta Yardımcı Düşünce örnek sorular, Paragrafta Yardımcı Düşünce ayt, Paragrafta Yardımcı Düşünce ile ilgili örnek, Sizlere bu yazımızda Paragrafta Yardımcı Düşünce hakkında bilgi vereceğiz.
Paragrafta Yardımcı Düşünce
Ana düşünceyi açan, destekleyen, geliştiren düşüncelere yardımcı düşünceler denir.
-
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceler, ana düşünceyi açan, destekleyen, geliştiren düşüncelerdir. Bu yardımcı düşünceler şu özelliklere sahiptir:
- Ana düşünceye bağlıdır: Yardımcı düşünceler, paragrafın ana düşüncesine bağlı olarak gelişir ve bu ana düşünceyi destekler.
- Ana düşünceyi her yönden aydınlatır: Yardımcı düşünceler, ana düşünceyi farklı açılardan ele alarak daha açıklayıcı bir şekilde sunar.
- Ana düşünceye ters düşmez: Yardımcı düşünceler, ana düşünceyi desteklerken onun sınırlarını aşmaz veya tersine gitmez. Yani ana düşünceyi desteklerken konu dışına çıkmaz.
Yardımcı düşüncelerin paragraf içindeki rolü şunlardır:
- Ana düşünceyi açıklar: Yardımcı düşünceler, ana düşünceyi daha ayrıntılı bir şekilde açıklar.
- Paragrafın akışını sürdürür: Yardımcı düşünceler, paragrafın akışını sürdürerek okuyucuyu ana düşünceye doğru yönlendirir.
- Paragrafın konu bütünlüğünü sağlar: Yardımcı düşünceler, paragrafın konu bütünlüğünü koruyarak paragrafın tutarlılığını ve anlamını güçlendirir.
Paragraf içindeki yardımcı düşünceler, ana düşünceye hizmet eden unsurlardır ve paragrafın genel anlamını derinleştirir. Bu nedenle, yardımcı düşüncelerin paragraf içindeki rolünü anlamak önemlidir.
Örnek 1
Sanat, hele roman sanatı, bilim değildir. Ne var ki bilgiye büyük ölçüde gereksinimi vardır, bilgiden yararlanmak zorundadır. Bilim sanattan yararlanır mı? Bilim, bir olayın sonuçlarına, verilerine bakar, buna göre karşılaştırmalar yapar. Olayın belgelerini inceler. Sonra da bir kanıya varır. Sanat ise bütün bunları beklemeden gözlemciliği, sezgileri, önceki bilgileri ve duygusallığı ile olayların gelişmesini ve nereye varacağını kestirebilir.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) Sanatın bilgiye ve bilime ihtiyacı vardır.
B) Bilimde, eldeki verilere göre birtakım sonuçlar çıkarılır.
C) Sanatta verilere göre değil, sezgilere ve ön bilgilere göre sonuç çıkarılır.
D) Sanat, bilimden yararlandığı gibi bilim de sanattan yararlanır.
E) Olayların değerlendirilmesinde bilimle sanatın metotları farklıdır.
Örnek 2
Her epope ya da epik şiir bir tarihsel gerçekten kaynaklanır. Örneğin Homeros’un ünlü epik şiiri İliada’nın çekirdeğini Troya savaşları oluşturur. Ancak bu savaşlar tarihe özgü bir nesnellikle değil, düş gücüyle beslenip zenginleştirilerek anlatılır. Gerçeğe olağanüstülükler, şaşırtma öğeleri katılır. Öyküsel bir yapıları olduğu için hem olay örgüsü hem de kişiler bulunur. Kişiler tarihten alınan gerçek kişiler, tanrılar, tanrıçalar gibi değişik öbeklerde toplanabilir.
Bu parçada epik şiirlerin hangi yönüne değinilmemiştir?
A) Konuların tarihî olaylara dayandırıldığına
B) Farklı niteliklerde kişilerin yer aldığına
C) Gerçek olayların hayâl öğeleri ile zenginleştirildiğine
D) Homeros’un bu tür şiirlerin en önemli ismi olduğuna
E) Öykü türüne ait nitelikler taşıdığına
Örnek 3
Doğa güzelliklerinden bir tat alamıyorum. Güneşin doğması, batması; suların şırıl şırıl ya da gürül gürül akması, dağların, kırların görünüşü güzelmiş; daha nice güzellikler varmış doğada. Ne yalan söyleyeyim biri bile çekmiyor, ilgilendirmiyor beni. Çekse, ilgilendirse bile çok sürmüyor. “Bana ne!” diyorum çabucak. Ben ancak insanoğlunun ortaya koyduğu güzelliklerle ilgilenir, ancak onları severim. Kuşların ötmesini ne yapayım? Çalgı dinlerim.
Böyle düşünen birinin aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?
A) Dağlara, derelere bakmaktansa resim sergilerini gezerim.
B) Bir nehir kenarında biraz oturacak olsam hemen sıkılırım.
C) Benim için insan emeği doğadaki her şeyden daha yücedir.
D) Hiçbir bestekâr, bülbülün nağmelerinden daha güzel besteler yapamaz.
E) Doğayla baş başa olunca huzur bulduğunu söyleyenlere doğrusu şaşıyorum.
Paragrafın Bölümleri
Her paragraf, giriş cümlesi, gelişme cümleleri ve sonuç cümlesi olmak üzere üç ana bölümden oluşur:
1. Giriş Bölümü: Paragrafın ilk cümlesidir ve genellikle konunun sunulduğu kısımdır. Ana düşünceyi taşır ve diğer cümleler genellikle bu cümlenin etrafında şekillenir. Giriş cümlesi, bağlayıcı ifadeler (bu yüzden, bundan dolayı, kaldı ki, yine de, ama, fakat, oysa, çünkü, bunun için, ise, de gibi) içermez.
2. Gelişme Bölümü: Paragrafın ana kısmını oluşturur ve konunun açıklandığı ve aydınlatıldığı bölümdür. Bu bölümde örnekler verilir, kanıtlar gösterilir, benzerlikler, çelişkiler, karşıtlar sergilenir ve karşılaştırmalar yapılır. Gelişme bölümündeki cümleler, anlam, dil ve anlatım açısından hem kendilerinden önceki hem de kendilerinden sonraki cümlelerle uyumlu olmalıdır. Yardımcı düşünceler bu bölümde yer alır, ana düşünce işlenir ve geliştirilir. Bağlayıcı sözcükler (ama, fakat, ne var ki, oysa, yalnız, çünkü gibi bağlaçlar ve cümlelerin yerini tutacak zamirler) kullanılır.
3. Sonuç Bölümü: Paragrafın kapanışını yapar ve ana düşünceyi vurgular. Dil ve düşünce açısından önceki cümleleri bir sonuca ulaştıran bir karar cümlesi içerir. Konuyu özetler ve anlamca toparlanmanın sağlandığı bölümdür. Ana düşünce genellikle edatlar ve bağlaçlarla (halbuki, ama, ancak, bir başka deyişle gibi) ifade edilir. Ayrıca, “neden” bildiren sözcüklerle (bunun için, bu sebeple, çünkü gibi) ana düşünce vurgulanabilir.
Paragrafın Bölümlerine Örnekler
Örnek 1
(I)Sanat, toplumdaki sayısız iletişim yollarından biridir. (II)Sanat eseri konuşursa, konuşurken de bir dünya koyarsa ortaya, bunu hiç kuşkusuz birileri için yapar. Sanatta güzellik, sanatçının, gerçeğin örtüsünü kaldırarak düşsel bir dünyayı bir biçim aracılığıyla görünür hâle getirmesinden doğar. (III)Böylece sanat eseri de görünür kıldığı şeyin birilerince algılanmasıyla işlevini yerine getirmiş olur.
Bu paragraf, “Edebiyat sanatı, toplumdaki sayısız iletişim yollarından biridir.” cümlesi ile başlamıştır. Bu cümle paragrafın giriş cümlesidir. Bu cümle ile konuya giriş yapılmıştır. Burada edebiyatın bir iletişim yolu olduğundan söz edilmiştir.
II numaralı bölüm ise paragrafın gelişme bölümüdür. Burada giriş cümlesinde verilen konu açıklanmış, daha anlaşılır hâle getirilmiştir. Son cümle ise paragrafın sonuç bölümüdür. Yazar burada “böylece” ifadesiyle bir sonuca gitmiş, düşüncelerini özetlemiştir. Yazar, giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden hareketle bu paragrafta “Sanat eserlerinin birilerine seslenmek için var olduğunu” anlatmıştır.
Örnek 2
(1)Günlük yaşamımızda kullandığımız birçok madde sağlığımızı tehdit ediyor. (2)Öyle ki soluduğumuz havadan, yediğimiz yemeklerden bile vücudumuza bol miktarda zehirli kimyasal maddeler giriyor. (3)Arabaların egzozlarından çıkan dumanlar, bacalardan havaya karışan yakıt dumanları da zehirli maddelerle dolu. (4)Sadece dışarısı mı? (5)Evde de zehirli maddelerle çevrilmiş durumdayız.(6) Evlerde kullandığımız böcek öldürücü ilaçlar, temizlik maddeleri vücudumuzu zehirleyen maddelerden sadece ikisi. (7)Bu yüzden sağlıklı kalabilmek için yaşamımıza, yiyip içtiklerimize dikkat etmeli, sağlığımızın kıymetini bilmeliyiz.
Yukarıdaki paragrafta (1) kısım “giriş”, (7) kısım “sonuç”, geri kalan kısım ise paragrafın “gelişme” bölümüdür.
Örnek 3
Cimrilerin paraya düşkünlüğünde, temiz, katıksız bir sevginin niteliklerini görmüşümdür hep. Neden derseniz cimriler paranın yalnızca acısını çekerler, Moliere’in eserindeki Harpogan gibi sağlayacağı iyiliklere, mutluluklara boş verirler. Cimriler zengin olmak için değil paraya olan sevgilerini tatmin etmek için para biriktirir. Para kazanmayı amaç edinen kişi ile cimri arasındaki ayrım buradadır. Kısacası cimri kişilerde her zaman aracın gücü, amacın değerini aşmaktadır.
İlk cümleyle paragrafa giriş yapılmış, daha sonra bir örnekten de hareketle giriş cümlesinde verilen düşünce daha anlaşılır hâle getirilmiştir. Son cümlede ise paragrafta anlatılanlar özetlenmiş, bu sözlerle esas düşünce verilmiştir: “Kısacası cimri kişilerde her zaman aracın gücü, amacın değerini aşmaktadır.” Yazar, parçada “cimrilerin sadece biriktirmek için para biriktirdiği” düşüncesini anlatmıştır.
Paragraf Oluşturma
Her paragrafın giriş, gelişme ve sonuç olmak üzere belirli bir akış sistemi içinde oluşturulduğunu unutmamak önemlidir. Bu akış sırasında şu kurallara dikkat etmek gereklidir:
- Giriş Bölümü: Giriş bölümü, paragrafın başlangıcında yer alır ve konuyu tanıtan kısa bir açıklama içerir. Bu bölüm, okuyucunun konuya hazırlanmasını sağlar ve genellikle önceki paragrafla bağlantı kurar. Bu nedenle giriş bölümünün önceki paragrafın ana fikri ile uyumlu olması önemlidir.
- Gelişme Bölümü: Gelişme bölümü, paragrafın ana kısmıdır ve ana fikrin açıklandığı yerdir. Bu bölümde ana fikir destekleyici ayrıntılar, örnekler, kanıtlar ve açıklamalarla desteklenir. Gelişme bölümü, ana fikri derinlemesine açıklar ve okuyucuya daha fazla bilgi sunar.
- Sonuç Bölümü: Sonuç bölümü, paragrafın kapanışını yapar ve ana fikri vurgular. Bu bölüm, gelişme bölümünde sunulan bilgilerin özetini içerebilir veya ana fikrin neden önemli olduğunu açıklayabilir. Sonuç bölümü, paragrafı tamamlayan bir son düşünce veya vurgu içerir.
Örnek 1
(I) Kırmızı ve yeşil iki renk, bu mavi fonlu sulu boya tablonun üzerinde o kadar fazlaydı ki insana ürperti veriyordu. (II) Senelerdir görmeye alışık olmadığımız küçük bir sayfiye arabasıydı bu. (III) Arabanın dört bir yanı değişik müzik aletleri çalan kişilerin resimleriyle doluydu. (IV) Resimler, bütün müziyenler toplu halde bir ezgiyi çalıyorlar gibi bir duygu uyandırıyordu bakanda. (V) Bir çıngırak sesi beni yarı uyanık halde bulunduğum öğle sıcağında kendime getirdi.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri yer değiştirirse parça anlamlı bir bütün oluşturur?
A) I. ve II. B) II. ve IV. C) III. ve V. D) III. ve IV. E) I. ve V.
Örnek 2
I. Başkalarına sorarak yazdıklarının iyi mi kötü mü olduğunu anlamak isteyenleri hep uyarırım.
II. Kimseye bu konuda bir şey sormayın.
III. Sık sık mektuplar alırım, şiirlerini gönderirler, ardından da yazdıklarını beğenip beğenmediğimi açıklamamı isterler.
IV. Kendi yolunuzu kendiniz bulmalısınız.
V. Kimileri de, şiirin nasıl yazıldığını öğrenmek ister.
VI. Çünkü onlar da bunun gizlerini bilmezler.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense cümleler aşağıdakilerden hangisine göre sıralanır?
A) III-V-I-II-VI-IV
B) III-I-V-VI-II-IV
C) I-III-IV-II-V-VI
D) I-V-III-II-VI-IV
E) V-I-III-II-IV-VI
Paragraf Tamamlama
Bu tip sorularda dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
- Metnin Anlamı: Boşluk doldurma sorularında verilen metni dikkatlice okuyun ve metinde ne anlatılmak istendiğini anlamaya çalışın. Boşluğa gelecek ifade, metnin anlamını desteklemelidir.
- Bağlam: Boşluğa gelecek ifade, metindeki bağlama uymalıdır. Cümlenin önceki ve sonraki bölümleriyle uyumlu olmalıdır.
- Mantıklı ve Akıcı Olma: Boşluğa eklenen ifade, paragrafın akışını kesmemeli ve metni daha da anlaşılır kılmalıdır. Mantıklı bir bağlama sahip olmalıdır.
- Ana Fikre Katkı: Boşluğu dolduran ifade, metnin ana düşüncesini desteklemelidir. Ana fikre katkı sağlamalıdır.
- Dil ve Gramer: Boşluğu dolduran ifade, dil bilgisi ve gramer kurallarına uygun olmalıdır. Anlam hatası veya yapısal hata içermemelidir.
- Çift Anlam: Bazı kelimeler veya ifadeler çift anlamlı olabilir. Bu durumda, anlam bağlamına uygun olanı seçmelisiniz.
Bu yönergeleri takip ederek, verilen boşluğu en uygun şekilde doldurabilir ve paragrafın anlamını eksiksiz bir şekilde tamamlayabilirsiniz.
Örnek 1
Benim hiçbir öykümde önceden belirlenmiş bir iskelet olmadı. Roman üzerinde istediğim zaman çalışabilmeme karşın, öykünün “eşref saati”ni beklemem gerekirdi hep. Masanın başına oturup “Biraz öykü çalışayım.” diyemedim hiç. Buna kalkıştığımda ise altını imzalamayacağım çok kötü şeyler yazdığımı gördüm. ……..
Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) Roman, öykü gibi yazma süreci içinde oluşmuyor.
B) Roman, yazarın duygu dünyasını hiçbir zaman öykü kadar yansıtamaz.
C) Öykünün iletisi, romanınki gibi baştan belli değildir.
D) Öyküyle romanın yazılma sürecindeki asıl fark bu bence.
E) Öyküde olay ve kişi sayısı sınırlıdır, romana göre daha azdır.
Paragrafı İkiye Bölme
Parçanın ikiye bölünmesiyle ilgili sorularda dikkat etmemiz gereken önemli hususlar şunlardır:
- Anlatımın Akışını Değiştiren Cümle: Paragraf içinde farklı bir konuya veya düşünceye geçiş yapan cümleleri tespit etmek önemlidir. Bu cümleler, genellikle paragrafın ana düşüncesinden sapar veya yeni bir düşünceyi başlatır.
- Paragrafın Mantıklı Bölünmesi: Parçanın ikiye bölünmesi gereken noktalarda, anlatım akışını doğru bir şekilde bölerek yeni paragraflar oluşturmalıyız. Bu, metni daha okunaklı ve anlaşılır kılar.
- İlişkileri Anlamak: İki paragraf arasındaki ilişkiyi anlamak da önemlidir. İlk paragrafın sonunda verilen düşünce ile ikinci paragrafın başındaki yeni düşünce arasındaki bağlantıyı kavramak sorunun doğru cevaplanmasına yardımcı olur.
- Paragrafların Bağımsızlığı: Her iki paragrafın da kendi içinde bağımsız ve anlamlı olması gerekir. İki paragraf arasında gereksiz tekrarlar veya çelişkiler olmamalıdır.
Bu ipuçları doğrultusunda, parçanın ikiye bölünmesi gereken noktaları tespit edebilir ve anlatım akışını doğru bir şekilde analiz edebilirsiniz.
Örnek 1
(I) Necatigil’in bir zamanlar pek yalın, pek açık bulduğumuz şiirleri de, tıpkı yenileri gibi, bir yorum gerektirir. (II) Bütün fark, bu ozanın eski şiirlerini yorumlarken yeterli bulduğumuz yöntemlerin yeni şiirleri karşısında yetersiz kalmalarıdır. (III) Ama bu, Necatilgil’in son şiirlerinin güç anlaşılır olduklarını göstermekle kalmaz, eski şiirlerini yanlış bir yöntemle yorumladığımızı da gösterir. (IV) Her şey gibi şiire ancak yorum yoluyla yaklaşabiliriz. (V) Bir şiir için bize güzel, çirkin, açık ya da kapalı dedirten de her şeyden önce bu aracı, bu yorumdur. (VI) Şiirin, dolayısıyla ozanın okurdan istediği, beklediği de işte bu yorumdur.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
A) I. B) II. C)III. D)IV. E)V.
Örnek 2
Şimdi ismini hatırlayamadığım bir şair de şiirinde söylüyordu şiir için; onun önemsediği, tahta bir kaşığa benzettiği şiirin sapını düz getirmekteydi marifet. Hikaye için de öyle değil mi durum? (I) Şiir zordur, tamam, peki hikaye çok mu kolay? (II) Ben hâlâ küçük insanları anlatmayı seviyorum. Çünkü onları çok iyi tanıyorum, çok iyi biliyorum. Bitmediler. (III) Ünlü bir yazar olmak, küçük insanlardan farklı bir konuma getirmiyor insanı. (IV) Bakış açısını, alçak gönüllü yaklaşımını da değiştirmiyor. Yakınlaşma, onları iyiden iyiye anlama, duygularına ve haklılıklarına ortak çıkma gücünüzü artırıyor. (V) Onların dünyaları renkli, onların dünyalarında hâlâ değişmeyen değerler var.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
A) I. B) II. C)III. D)IV. E)V.
YANIT: B Şıkkı
Paragrafın Akışını Bozan Cümle
Paragrafın düşünce birliğine veya anlatım akışına uygun olmayan cümlelere “düşüncenin akışını bozan cümle” denir. Her paragraf, etrafında oluşan bir düşünce veya konu etrafında şekillenir. Dolayısıyla anlatım akışını bozan bir cümleyi tespit etmek için aşağıdaki adımları takip edebiliriz:
- Paragrafın konusu belirlenir ve ana düşünce saptanır.
- Ana düşünceyi destekleyen veya paragrafın akışına uygun olan cümleler belirlenir.
- Numaralanmış cümleler arasında anlam bağlantıları ve içerikleri yönünden uygunluk kontrol edilir.
- Ana düşünceye ters düşen veya paragrafın konusundan sapmış bir cümle tespit edilir.
Bu yöntemle, paragrafın düşünsel bütünlüğünü bozan cümleyi bulabiliriz.
Örnek 1
(I) Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır. (II) Ancak, ilk heykelin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. (III) Özellikle mermerden yapılan heykeller, günümüze kadar sanat özelliklerini korumuştur. (IV) Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda mermer, ağaç, taş, pişmiş toprak, maden gibi çok çeşitli malzemeden yapılmış heykel ve heykelciklere rastlanmaktadır.(V) Bunların büyük bir kısmı, çeşitli kavimlerin ilah saydıkları varlıkları tasvir etmektedir. (VI) Bazı heykellerin de kral ailelerini, kahramanları ve hayvanları tasvir ettikleri görülmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
Örnek 2
(I) İnsanı, toplum içindeki yaşam ve deneyimlerinin üç boyutu ile kavrayan tiyatro sanatı, niteliği gereği, öteki sanat kollarından daha aktif, daha tesirli bir yapıya sahiptir. (II) En eski çağlardan beri toplum üzerindeki etkisini sıkı kurallara bağlı olmasıyla sürdürür. (III) Bu sanatın, hayatın gerçeklerine sıkı sıkıya bağlılığı ve tesirlerinin kesinliği de işte bu yüzdendir. (IV) Çünkü tiyatro, ferdin şahsında aileyi, ailenin şahsında toplumu, toplumun şahsında da bütün insanlığı hedef alır. (V) Bu bakımdan tiyatro, köklerini doğrudan doğruya hayatın, şu midemiz ve kalbimizle kıskıvrak bağlı bulunduğumuz hayatın gerçeklerini içine salmıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) I. B)II. C)III. D)IV. E)V.
Cümlelerin Yerini Değiştirme
Her yazılı parçanın bir konusu vardır ve iyi bir parça, kendi içinde bir konu bütünlüğü taşır. Bu parçalar genellikle giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur.
Sınavlarda bazen bir parçayı oluşturan iki cümle yer değiştirilerek verilir ve bu değişikliğin düzeltilmesi istenir. Burada dikkat edilmesi gereken, verilen cümlelerin hangisinin giriş cümlesi, hangisinin sonuç cümlesi olduğunu belirlemektir. Anlam akışını bozan cümleyi bulmak için verilen seçenekler dikkatlice incelenmeli ve uygun düzeltilmiş cümleyi seçmelisiniz. Bu tür soruları daha hızlı çözebilmek için seçenekleri karşılaştırmak önemlidir.
Örnek 1
(I) Bu yazarın oyunlarındaki dil gerçekten canlıdır. (II) Bölgesel kişileri canlandırdığı halde bölgesel ağza girmez oyunlarında. (III) Belki sahneye koyanlar bölgesel ağza yer verir. (IV) Bölgesel özellikleri göz önünde bulundurarak giyimlerin seçimini de sahneye koyucuya bırakmıştır. (V) Sanki onun oyunları bu kişilerin elinde yeni baştan yaratılır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra “Oyunlardaki kişilerin giyimleri üzerinde durmamıştır hiç.” cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.
Örnek 2
(I) Kırmızı ve yeşil iki renk, bu mavi fonlu sulu boya tablonun üzerinde o kadar fazlaydı ki insana ürperti veriyordu. (II) Senelerdir görmeye alışık olmadığımız küçük bir sayfiye arabasıydı bu. (III) Arabanın dört bir yanı değişik müzik aletleri çalan kişilerin resimleriyle doluydu. (IV) Resimler, bütün müziyenler toplu halde bir ezgiyi çalıyorlar gibi bir duygu uyandırıyordu bakanda. (V) Bir çıngırak sesi beni yarı uyanık halde bulunduğum öğle sıcağında kendime getirdi.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri yer değiştirirse parça anlamlı bir bütün oluşturur?
A) I. ve II. B) II. ve IV. C) III. ve V. D) III. ve IV. E) I. ve V.